Şeref Yılmaz’la ilk hikâye kitabı Konsolos’un Köpeği üzerine konuştuk. Şairliğinden deneme yazarlığına ve en son da hikâyeye yöneliş serüvenini sorduk. Bu serüvende yaşadıklarını, nasıl bir yol izlediğini, kendisine eşlik edenleri, yüreklendirenleri sorduk. O da bütün içtenliğiyle cevapladı sorularımızı. Bundan sonraki yazı serüveninde kendisine başarılar diliyoruz.
-Önce şiir, sonra
deneme ve şimdi de hikâye.
Şeref Yılmaz’ın bilinçli bir
tercihi miydi bu serüven,
yoksa ilham perisinin büyüsüne
kapılışı mı?
-İlham Perisi ne demek
bilemeyeceğim… Kastedilen
ilham ise eğer o zaman sorunun
cevabı “hayır” olur. İlhamı
önemsiyorum. İlham olmazsa
şiir ve yazı çok zor yazılır.
Yazılsa bile sağlıklı olmaz;
sığ kalır. Bununla beraber
ilham her şey değildir.
Günümüzde edebiyatla meşgul
olan birtakım insanlar, ilhama
“vahiy” muamelesi yapıyorlar.
Yeni yeni bir şeyler yazmaya
başlayan birisi “Şu
yazdıklarım bir şeye benzemiş
mi bir bakar mısınız?” diye
kanaatimizi almak için
geliyor.
DEVAMI
